ÖNE ÇIKANLAR
Home » İlginç Bilgiler » Bermuda Şeytan Üçgeni

Bermuda Şeytan Üçgeni

Modern çağın en gizemli konularından biri olan ve sırrı bir türlü çözülemeyen Bermuda Şeytan Üçgeni‘ni hepimiz duymuşuzdur. Atlas okyanusundaki üç noktanın(Bermuda, San Juan, Miami) çevrelediği bir bölgeyi ifade eden Bermuda Şeytan Üçgeni’nde, sebebi anlaşılamayan bir şekilde sayısız uçak ve gemi kaybolmuştur. İnsanlar tarafından yüzyıllardır bilinen bu bölgeye dair ilk yazılı kaynaklar 15. yüzyılın sonunda, Kristof Kolomb‘un yazdıkları olduğu sanılmaktadır. Günümüzde de popülerliğini koruyan konuyla ilgili birçok kitap yazılmış, bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Bilimsel çalışmaların yanı sıra doğa üstü tezler de ortaya atılmıştır. Yapılan bu çalışmalar ve iddialar arasından bazıları öne çıkmıştır, bunlara değinmeden önce bölgede yaşanan önemli olayları ve kesin olmayan istatistikleri inceleyelim.

Bermuda Şeytan ÜçgeniHoward L. Rosenberg’in, 1974’de yayınladığı rapora göre, 20. yüzyılda 50 gemi ve 20 uçak Bermuda üçgeninde ortadan kaybolmuştur. Diğer veriler doğrultusunda 20. yüzyıl boyunca toplamda kesin olarak 200 civarında gemi ve uçak kaybolmuştur. Genel toplamda ise son beş yüzyıl içinde 200 ile 1000 arasında ortadan kaybolma vakası yaşandığı tahmin edilmektedir. Bir başka iddiaya göreyse kaybolan gemi sayısı 2000, uçak sayısı ise 75 civarındadır. Bu konuda kesin birşey söylemek imkansızdır.

Bermuda Şeytan Üçgeni’nde Bölgede Meydana Gelen Bazı Olaylar

5 Aralık 1945‘te Amerikan Ordusuna ait beş savaş uçağından oluşan Flight 19 isimli filonun, 14 kişilik uçuş ekibiyle birlikte anlaşılamayan bir şekilde ortadan kaybolması, Bermuda üçgeninin incelenmesini başlatan en önemli olaylardan biridir. Florada‘dan eğitim uçuşu için havalanmalarının iki saat sonrasında filonun lideri olduğu sanılan pilotla diğer bir pilot arasında geçen konuşmanın telsiz kayıtlarından anlaşıldığı üzere filo kaybolmuştu. Bunun muhtemel nedeniyse navigasyon sorunuydu, bilindiği gibi bu bölgede navigasyon cihazları doğru çalışmıyordu. İlerleyen saatlerde çeşitli parazitler yüzünden iletişimleri tamamen kopan uçaklardan bir daha hiç haber alınamadı. Yapılan arama çalışmaları başarısız olduğu gibi arama çalışmaları sırasında bir uçak daha ortadan kayboldu.

1909‘da meydana gelen bir diğer olayın baş kahramanı oldukça meşhur bir isimdi. Yelkenli teknesiyle dünyayı tek başına dolaşan ilk maceraperest olarak tarihe geçen Joshua Slocum Bermuda üçgeni yakınlarında ortadan kaybolmuş ve bir daha haber alınamamıştı. Denize açılma konusunda bu kadar tecrübeli olan bu deniz adamının başına ne geldiği hep merak edilmişse de, sebebi halen bilinmemektedir.

1918‘de Amerikan Ordusu‘na ait dev savaş gemisi USS Cyclops, Bermuda üçgeni bölgesi yakınlarındaki Barbados adasından demir aldıktan sonra 306 kişilik mürettebatıyla birlikte esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Niçin ortadan kaybolduğu hiçbir şekilde öğrenilemeyen dev gemi ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bunlar arasında fırtınalar, düşman saldırısı gibi iddialar alıyordu. Ancak gemiden gelen son mesaj “Hava koşulları oldukça iyi.” şeklindeydi. Bu durumda fırtına ihtimali zayıftı. Ve eğer saldırı olduysa neden herhangi bir yardım isteği bildirilmemişti…

1948‘de Porto Riko‘dan Miami‘ye doğru havalanan Douglas DC-3 tipi yolcu uçağı 29 yolcusu ve 3 kişilik uçuş ekibiyle birlikte ortadan kayboldu. Resmi soruşturmalar sonucunda herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Diğer olaylarda olduğu gibi bu olayda da pilot hava koşullarının ve görüş mesafesinin iyi olduğunu bildirmişti. Bunun yanı sıra 10,000’den fazla üretilen Douglas DC-3, o zamana kadar yapılmış en güvenli uçak modellerinden biriydi. Ayrıca pervaneli uçak olduğu için kısa mesafeli yolculuklar için idealdi. Sıradışı hiçbir durum söz konusu değildi.

1948‘de meydana gelen diğer bir olayda yolcularıyla birlikte nedeni bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolan G-AHNP Star Tiger yolcu uçağıdır. Bermuda’ya doğru havalanan uçakta yer alan 6 kişilik uçuş ekibi ve 25 yolcudan bir daha herhangi bir haber alınamamıştır. Arama çalışmalarında 26 uçak 882 saatlik uçuş yapmışlar ama bir sonuç alınamamıştır. Bu olay sonrasında yayılan spekülasyonlar Bermuda efsanesinin yayılmasında önemli rol oynamıştır.

Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı Üzerine Teoriler

Hakkında onlarca teori üretilen Bermuda şeytan üçgeniyle ilgili ilginç ve önemli olan teoriler, doğa üstü teoriler ve doğal teoriler olmak üzere iki kategori altında incelenebilir. Bunlardan doğa üstü olanlar hiç kuşkusuz daha esrarengiz ve ilginçtir. Bu yazıda her ikisi arasında öne çıkanları inceleyeceğiz.

Doğaüstü Teoriler

Zaman Bükülmesi: Doğaüstü teorilerden ilki Bermuda üçgeninde bir zaman bükülmesi olabileceğidir. Bu teoriye göre Bermuda üçgeninde bulunan ve yeri tam olarak bilinmeyen bir noktada zamanın bükülmesiyle, bizim zaman çizgimizle yaşanan bir çakışma yaşanmakta ve bunun sonucunda gemiler ve uçaklar geleceğe veya geçmişe gidiyorlar. Konuya açıklama getiren diğer bir kuantum fiziği tezine göre, normal şartlar altında birbirinden bağımsız olan iki paralel evren veya iki elektromanyetik alan, Bermuda üçgeninde kesişiyor olabilir. Ve bu noktada evrenler arasında geçişler yaşanıyor olabilir. Ayrıca uzayın eğriliği ve elektromanyetik anormalliklerin birleşimiyle oluşan bir Vortex Kinesis, insanları başka boyutlara geçmeye itebilir. Bu teorinin “batıl inanç” versiyonu sayılabilecek hali, tutucu Hristiyanlar tarafından kabul gören: Bermuda üçgenini cehenneme giden bir kapı olması inancıdır. Bu inancı paylaşan Hristiyanlar, bölgeye “Şeytan Üçgeni” adını vermişlerdir.

Atlantis Kıtası: Yunan mitolojisinde yer alan ve birçok efsaneye konu olan kayıp kıta Atlantis, eskiden Atlas okyanusunun bulunduğu yerde var olan ancak daha sonra su altında kaldığına inanılan eski bir kıtadır. Nitekim Atlas okyanusu da ismini burdan almaktadır. Günümüzde Bermuda üçgenin bulunduğu yer Atlantis’in hayali sınırları içinde yer almaktadır. Kayıp kıta ve Bermuda arasındaki bağla ilgili olan inançlardan biri “Ölüm ışınları” inancıdır. Buna göre eski Atlantisten kalma sihirli kristallerin yaydığı ışınlar gemilerin batmasına neden olmaktadır. Bölgede yapılan araştırmalarda, su altında bazı insan yapılarına ulaşılsa da, ne kristallere ne de Atlantis’in gerçekten var olduğuna dair bir kanıta rastlanmıştır. Bermuda üçgeninde karşılaşılan bazı ilginç olaylarda gemiler boş bir şekilde su üzerinde ilerken bulunmuşlardır. İçindeki insanlar ortadan kaybolmuş, ancak gemilerde herhangi bir hasar oluşmamış ve ganimetlere dokunulmamıştır. Bu doğrultuda inanılan bazı efsanelere göre kayıp kıta Atlantis ortaya çıkmış, bunu gören insanlar adaya çıkmış ancak Atlantis tekrar su altına çekilmiştir.

UFO’lar ve Yıldız Geçidi (Stargate): Bermuda üçgeni, Atlantis’e açılan bir yıldız geçidi olabilir mi? Yıldızlara açılan manyetik anormallikler içeren bir nokta olabilir mi? Veya birçok filme konu olduğu gibi uzaylıların insanları kaçırmaları mümkün mü?

Doğal Teoriler

Doğa Olayları ve Fırtınalar: Bermuda üçgeni, hava olayları bakımından dikkat çekici bir bölgedir. Her geçen yıl ABD‘nin güneydoğusunu daha da tahrip eden fırtınaların birçoğunun merkezi bu bölgedir. Birçok denizci söz konusu fırtınaların aşırı derecede tehlikeli olduğunu kabul eder. Öyle ki, bu fırtınalar saatler hatta dakikalar içinde, büyük veya küçük fark etmeksizin bir gemiyi alabora edebilecek güçtedir. En ilginç noktalardan biri de bölgedeki ani sıcaklık ve hava değişimleridir. Hava koşulları oldukça normal iken aniden bozulup tekrar düzelebilmektedir. Ertesi gün okyanus sanki hiçbir şey olmamış gibi eski haline dönebilmektedir. İstatistiklere göre, bölge sahil güvenlik ekiplerine yılda ortalama 8000 acil çağrı telefonu gelmektedir, bu da günde 20 ile 25 arasında bir sayıya tekabül eder. Diğer önemli bir noktada bölgedeki elektrik fırtınaları ve yıldırımlı fırtınalardır. Bilindiği gibi, bu fırtınalar gemilerin, uçakların ve kıyıların iletişim araçlarını olumsuz etkileyebilmektedir.

Metan Gazı: Araştırmalara göre bölgedeki okyanus suyunun yüksek basınçlı olması metan gazının su kolonunda çözülmesine neden olmaktadır. Yeterli seviyede biriken metan gazı yüzeye doğru çıkmakta ve suyun yoğunluğunu düşürmektedir. Metan gazının yükselmesiyle yüzeye yakın bölgelerde suyun yoğunluğu düşmekte ve bir asansör misali gitgide yükselen metan gazına ters orantılı olarak gemilerin dibe doğru batmaktadır. Yoğunluğu düşen su gemilerin yüzebilme kabiliyetlerini olumsuz etkilediği gibi kaldırma kuvvetini de yitirmektedir. Suyun yüzeyine vardığında yükselmeye devam eden metan gazının sudan ayrılmasıyla suyun basıncı eski haline dönmektedir. Eğer gemi tamamen batmadıysa tekrar yükselip olağan haline döner. Bu durum göz önüne alındığında terk edilmiş boş gemilerin durumu hakkında tahminlerde bulunulabilir. Metan gazının bir diğer olumsuz etkisiyse neden olduğu dev dalgalardır. Basınç çok hızlı düştüğünde veya sıcaklık hızla arttığında gaz hidratların patlama göstererek ayrışmaları sonucunda dev dalgalar ortaya çıkmaktadır. Uçakların düşmesine gelecek olursak, yükselip sudan ayrılan metan gazı havadan daha hafif olduğu için atmosferin yoğunluğunu düşürmekte ve bu da uçak motorlarının yanması için gerekli olan oksijenin sağlanamamasına neden olmaktadır.

Diğer doğal teoriler: Gulf Stream sıcak su akıntısı, gel-git dalgaları, deniz korsanlığı, eski savaşlardan kalma mayınlar, dev girdaplar, pusula bozuklukları…

Sonuç

Bermuda üçgeninin meydana gelen olayların büyük olasılıkla birden fazla nedene bağlı olduğunu söylemek mümkündür. Doğal teoriler arasında öne çıkan; doğa olayları ve metan gazı teorileri ağır basan teorilerdir. Bunların dışında diğer doğal teorilerin düşük oranda da olsa etkileri olduğu sanılmaktadır. Doğa üstü teoriler ise her zaman gizemini korumuştur. Şimdiye kadar doğa üstü teorilerle ilgili herhangi somut bir kanıta ulaşılamamış olsa da bu teoriler halen gündemdeler. Her ne kadar öne çıkan belli etkenlerden söz edilebilirse de henüz yüzde yüz olarak kabul edilmiş bir teori olduğunu söylemek mümkün değildir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn

One comment

  1. bence bermuda şeytan üçgeni manyetik bir meteor sonucu da giren tüm gemi ve uçakları bozarak düşürür gemileri ise kayalıklara dogru sürükleyerek batırıyordu bunun sonucunda kimsede bişey acıllayamıyodu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir