ÖNE ÇIKANLAR
Home » Enerji » Doğal Gaz

Doğal Gaz

Doğal gazyenilenebilir enerji kaynağıdır. Küresel enerji arzının önemli bir unsuru olan doğal gaz geniş rezervlerin bulunması, diğer fosil yakıtlara oranla daha temiz bir yakıt olması gibi birçok olumlu özelliğe sahiptir. Ayrıca yakılmasında yüksek verimlilik sunması ve daha düşük karbon emisyonuna neden olmasından dolayı kömür ve petrole nazaran temiz ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak düşünülmektedir.

Yazımızda dünya doğal gaz rezervleri, doğal gaz tüketimi, doğal gaz tüketimi ve nihai olarak doğal gaz ticaretine değineceğiz.

Enerji nedir?  Yenilenebilir enerji kaynakları  Enerji tüketimi

Dünya Doğal Gaz Rezervleri

Dünya doğal gaz rezervleri

Küresel doğal gaz rezervleri (BP, 2014)

Dünyada kanıtlanmış konvansiyonel doğal gaz rezervi 2013 yıl sonu itibarıyla 185,7 trilyon metreküp (m³) olarak gerçekleşmiştir. Bunların %43,2’si Ortadoğu’da bulunmaktadır. İran (%18,2) ve Katar (%13,3) bu bölgede önemli rezervlere sahip ülkeler olarak gözükmektedir. Avrupa ve Avrasya Bölgesi görünür rezerv açısından %30,5 ile 2. sırada yer alırken bu bölgede bulunan Rusya %16,8’lik payla önemli bir pozisyona sahiptir. Ayrıca BP’nin yayımladığı istatistiklere göre kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinin yaklaşık %10’u OECD ülkelerine aitken, %90’ı OECD üyesi olmayan ülkelere aittir. Ülke bazında bakıldığında ise doğal gaz rezervleri açısından ilk 5 ülke sırasıyla İran, Rusya, Katar, Türkmenistan ve ABD’dir.

Son yıllarda konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan yöntemlerle üretilebilecek kanıtlanmış doğal gaz rezervlerindeki artış, gelecek 20-30 yılda küresel doğal gaz arzının küresel doğal gaz talebini rahatlıkla karşılayabileceğini göstermektedir (EPDK, 2014). IEA’ya göre toplam kanıtlanmış ve keşfedilmemiş doğal gaz rezervleri 807 trilyon m³’tür.

Dünya doğal gaz rezervleri 2

Kaynaklara göre dünya doğal gaz rezervleri – trilyon m³ (IEA, 2014)

IEA’nın verilerine göre; rezerv genişlemeleri ve keşfedilmemiş rezervler toplamı şeklinde hesaplanan küresel ölçekte teknik olarak çıkarılabilecek konvansiyonel doğal gaz rezervleri 2013 yılı itibarıyla 465 trilyon m³’tür. Konvansiyonel olmayan yöntemlerle çıkarılacak doğal gaza ilişkin rezerv miktarları ise 211 trilyon m³ kaya gazı, 81 trilyon m³ sıkışık gaz, 50 trilyon m³ kömür yatağı metan gazı olarak sıralanmaktadır.

Dünya Doğal Gaz Tüketimi

Dünya doğal gaz tüketiminin birincil enerji kaynakları tüketimindeki payı %21’dir. Doğal gaz tüketimi 1980’li yılların ortalarından itibaren yıllık ortalama %2,7 artış göstermektedir (BP, 2014).

Dünya doğal gaz tüketimi

Bölgelere göre küresel doğal gaz tüketimi milyar m³ (IEA, 2014)

Üstteki tabloda görüldüğü üzere doğal gaz tüketimi 1990’dan bu yana yaklaşık %68 artarak 2012 yılında 3,4 trilyon m³ olarak gerçekleşmiştir. 1990 yılından bu yana gerçekleşen talep artışının en önemli kaynaklarından birinin OECD dışı Asya olduğu görülmektedir. OECD dışı Asya içinde ise talebi yaklaşık 9 kat artan Çin ve 4,5 kat artan Hindistan önemli kalemlerdir. Ortadoğu da doğal gaz tüketiminin artmasına önemli bir katkıda bulunmuştur. Ayrıca IEA’nın projeksiyonlarına göre OECD dışı ülkelerin doğal gaz tüketimindeki ağırlığı 2040 yılına kadar artarak devam edecektir. OECD dışı ülkelerin talebinin yıllık %2,2 artacağı beklenmektedir. 2040 yılına gelindiğinde OECD ülkelerinin tüketiminin 2012 yılına göre %23 artacağı düşünülürken OECD dışındaki ülkelerin talebinin %85 artacağı ve 3,5 trilyon m³’e ulaşacağı öngörülmektedir. Bu artışın başlıca önemli coğrafi odakları ise Çin ve Ortadoğu olacaktır (IEA, 2014).

En çok doğal gaz tüketen ülkeler

Küresel doğal gaz tüketimi ilk 10 ülke (IEA, 2014)

IEA tarafından yayımlanan Orta Vadeli Doğal Gaz Sektör Raporu’na göre doğal gaz tüketiminin her yıl %2,7 artmasına karşın 2013 yılında bu artışın yavaşladığına ve sadece %1,4 arttığına dikkat çekilmiştir (IEA, 2014). Üstteki tabloda 2013 yılında doğal gaz tüketiminde dünyada ilk 10 sırada yer alan ülkeler ve tüketim miktarları verilmektedir. Buna göre en çok doğal gaz tüketen ülke ABD olarak görülmektedir, onu Rusya, İran ve Çin takip etmektedir.

Doğal gaz tüketiminin sektörel dağılımı

Sektörel açıdan bakıldığında üstteki grafikte görüldüğü üzere elektrik sektörü doğal gaz kullanımında önemli bir ağırlığa sahiptir. Doğal gaz, kullanımında yüksek verimlilik sağlanması ve doğal gazın diğer fosil yakıtlara göre daha az sera gazı emisyonu salması nedeniyle elektrik üretiminde nispeten daha ekonomik ve güvenilir bir tercih olarak öne çıkmaktadır (Demirtaş, 2013). Gelecekte de doğal gaz tüketimini arttıran en önemli kullanım alanının elektrik olacağı tahmin edilmektedir.

Doğal gaz kullanımında başı çeken 2. sektör sanayi sektörüdür ve dünya doğal gaz tüketiminin yaklaşık %22,5’lik payı sanayi sektörüne aittir. Sanayi sektörünü %21’lik payla bina içi uygulamalarda kullanım izlemektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde konutlarda, ticari işletmelerde ve imalat sanayisinde ısıtma, soğutma, pişirme ve aydınlatma alanlarında doğal gaz kullanımı yaygındır. Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde ise doğal gaz kullanımı için gerekli olan altyapının oluşturulmasının yüksek maliyeti bu ülkelerden kaynaklanan doğal gaz talebini baskılayan bir unsurdur (Demirtaş, 2013).

Taşımacılık sektörünün doğal gaz kullanımındaki payına bakıldığında çok düşük (%3,2) olduğunu görülmekle birlikte 2040 yılına kadar hızlı bir şekilde artacağını söylemek mümkündür. Taşıt araçlarında sıkılaştırılmış doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz (liqufied natural gas-LNG) kullanımı düşük olsa da hızlı bir artış eğilimi göstermektedir. Bu hızlı artışa karşın taşımacılık sektörünün doğal gaz kullanımındaki payının %5’i geçmeyeceği görülmektedir. (IEA, 2014).

Dünya Doğal Gaz Üretimi

Dünya doğal gaz üretimi

Doğal gaz üretiminin bölgelere göre dağılımı (IEA, 2014)

Küresel doğal gaz talebinin artmasıyla birlikte doğal gaz üretiminin de artacağı tahmin edilmektedir. Üstteki şekile göre 1973 yılında küresel doğal gaz üretiminin yaklaşık %71’i OECD ülkelerinde gerçekleşiyorken 2013’te bu oran yarı yarıya düşmüştür. Son 40 yıllık döneme bakıldığında doğal gaz üretiminin en çok arttığı bölge Asya olmuştur. Asya’yı takiben Ortadoğu ve Afrika doğal gaz üretiminin en fazla arttığı 2. ve 3. bölgelerdir. Özel olarak bakıldığında Çin’in doğal gaz üretiminin 1973’e göre yaklaşık 7 kat arttığı görülmektedir. IEA projeksiyonlarına göre 2040 yılına gelindiğinde OECD üyesi olmayan ülkelerin doğal gaz üretimindeki yüksek payını ve Rusya’nın ağırlığını koruyacağını, Çin’in payını giderek arttıracağını söylemek mümkündür.

Küresel doğal gaz üretiminin 2040 yılına kadar %56 artması beklenmektedir. Yeni teknolojilerin gelişmesiyle çıkarılma imkanı bulunmayan rezervlerin çıkarılabilir duruma gelmesi, yeni rezervlerin keşfi ve kaya gazı gibi konvansiyonel olmayan kaynaklardan faydalanılmaya başlanması sonucunda artan doğal gaz talebinin üretimin artmasıyla karşılanmasının kuvvetle muhtemel olduğu sonucuna varılmaktadır. IEA’ya göre konvansiyonel olmayan gazın doğal gaz üretimindeki payı 2035 yılına gelindiğinde yükselerek %26 olacaktır. Konvansiyonel olmayan gazın üretiminin başat aktörlerinin ABD, Çin, Kanada ve Avustralya olması beklenmektedir. Ayrıca doğal gaz kaynaklarının dünyaya 150-200 yıl yeteceği, hatta gelişen teknoloji ve verimlilik artışıyla bu sürenin uzayabileceği öngörülmektedir (IEA, 2014).

Dünya Doğal Gaz Ticareti

Doğal gaz ticareti iki şekilde yapılır; boru hatlarıyla gaz halinde taşıma ve boru hatlarının olmadığı yerlerde veya uzak mesafelerde tercih edilen LNG olarak taşımadır. Mevcut uluslararası doğal gaz ticaretinin %68’i boru hatları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Önümüzdeki yıllarda devreye girecek yeni boru hatlarına rağmen LNG olarak yapılan ticaretin payının 2035 yılına gelindiğinde %50 olması beklenmektedir. Doğal gaz alım-satım sözleşmeleri tarihsel olarak petrol fiyatlarına endeksli ve 10-25 yıl arası vadelerde gerçekleştirilmektedir. Sözleşme vadelerinin uzun tutulmasının sebebi ise üretici ve satıcılar için büyük maliyetler doğuran doğal gaz çıkartma ve dağıtım altyapısı kurulmasının risklerini düşürmek; alıcılar içinse arz riskini mümkün olduğunca asgariye indirmektir (Demirtaş, 2013). LNG ticareti, sıvılaştırma ve gazlaştırma kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle bölgeler arası fiyat farklılıklarını da beraberinde getirmektedir. Fakat önümüzdeki dönemlerde bu kapasitenin yeni yatırımlarla arttırılması beklenmektedir. Bunun sonucunda spot LNG piyasalarının derinleşmesi ve sözleşme vadelerinin kısalmasıyla birlikte fiyatlama farklılıklarının azalacağı beklentisi hakimdir.

Doğal gaz ihracatçı ve ithalatçı ülkeler

Bölgelere göre doğal gaz ticareti (Milyar m³)

Uluslararası gaz ticaretinin iki en önemli yönü bulunmaktadır. Bunlardan ilki Avrupa pazarı, diğeri Japonya ve Kore’nin başını çektiği Asya pazarıdır. OECD Avrupa 2012 yılında çoğunlukla boru hatlarıyla yaklaşık 230 milyar m³ doğal gaz ithal etmiştir. Asya-Pasifik bölgesinde Japonya ve Kore’nin toplam ithalatı 2012 yılında 174 milyar m³ olarak gerçekleşmiştir ve küresel doğal gaz ithalatında önemli bir yer tutmaktadır. Ülke bazında bakıldığında ise en çok doğal gaz ithal eden ülkeler Japonya, ABD, Almanya, İtalya ve İngiltere ilk 5 sıradadır. Türkiye ise 8. sırada gelmektedir (EIA).

2010 yılından sonra Avrupa’da Rusya’dan boru hattıyla sağlanan gaza olan bağımlılık artmıştır. Aynı zamanda Fukuşima nükleer santralindeki kazadan dolayı santralin kapanmasından sonra Japonya’nın talebinin yükselmesi nedeniyle Asya’ya olan ithalat artmıştır (IEA, 2014). Üstteki tabloda yer verilen 2040 projeksiyonuna bakıldığında genelde OECD Avrupası, Çin, Japonya ve Kore’nin net gaz ihracatçısı konumunu koruyacağı sonucuna varılmaktadır. Özelde ise Çin’in ihracatının Japonya ve Kore toplamını geçeceği öngörülmektedir. Doğal gaz küresel ölçekte iyimser bir görünüm sergilemekle birlikte, bölgesel sorunlar nedeniyle, Avrupa’daki gaz kullanımının daha zor bir gelecekle karşı karşıya kalacağı düşünülmektedir. (EPDK, 2014).

Dünya enerji tüketiminde doğal gazın payı, konvansiyonel olmayan gazın artan gaz talebini karşılamada önemli bir role sahip olmasıyla birlikte artmaya devam edecektir. IEA’ya göre son birkaç yıldır doğal gazın altın çağına girilmektedir. IEA doğal gaza olan talebin 2030 yılında kömürü geride bırakabileceğini, 2035 yılında da petrole olan talebe yaklaşabileceğini ileri sürmektedir (IEA,2012). Fukuşima kazasından sonra nükleer ener¬jiye yönelimlerin azalması, nükleer santrallerin eskimiş olması, Kyoto Protokolünde alınan önlemler kapsamında kömürün elektrik tüketimindeki payının sınırlanmaya çalışılması ve ayrıca artan elektrik tüketimine bağlı olarak doğal gazın 21. yüzyılın enerji kaynağı olacağı beklenmektedir (Kaya, 2014).

Yararlanılan Kaynaklar

British Petroleum (BP 2014) Statistical Review of World Energy 2014

Demirtaş, Ö. (2013). Türkiye’nin Enerji Görünümü. Türkiye İş Bankası, İktisadi Araştırmalar Bölümü. https://ekonomi.isbank.com.tr/TR/RaporAnaliz.aspx?p=ArastirmaAnaliz&y=1

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK 2014). Doğalgaz Piyasası 2013 Yılı Sektör Raporu

International Energy Agency (IEA 2014), World Energy Outlook 2014

Kaya, E. T. (2014) Enerji Arz Güvenliği ve Güney Gaz Koridoru (GGK). SETA Perspektif. http://file.setav.org/Files/Pdf/20141015164109_enerji-arz-guvenligi-ve-guney-gaz-koridoru-pdf.pdf

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yenilenebilir enerji yatırımları

Yenilenebilir enerji kaynakları

Tanım olarak yenilenebilir enerji, “doğal yollarla makul ölçülerde kendini yenileyebilen bir enerji türü”dür (Chiras, 2006). …

Enerji nedir?

Enerji nedir? Enerji iş yapabilme kapasitesi veya başka bir deyişle herhangi bir sistem içinde oluşan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir