ÖNE ÇIKANLAR
Home » Enerji » Nükleer Enerji

Nükleer Enerji

Nükleer enerji son 50 yılda küresel enerji konjonktüründe yükselişe geçen yenilenemez enerji kaynağıdır. Nükleer enerji, düşük üretim ve yüksek yatırım maliyeti, yakıt fiyatlarının dalgalanmasından etkilenmemesi, uzun işletme ömrü ve düzenleyici maliyetleriyle öne çıkmaktadır (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu).

Tarihte ilk nükleer reaktör 1942 yılında Enrico Permi’nin başında bulunduğu projeyle ABD’nin Illinois kentinde kurulurken, 1957’de işletmeye alınan ilk nükleer santral ABD’nin Pennsylvania, Shippingport kentinde kurulmuştur.

Nükleer enerjinin hammaddesi uranyumdur ve depolanabilen bir enerji kaynağıdır. Nükleer santraller çalışırken çevrede oluşan radyasyon, doğal kaynaklarca salınan radyasyondan çok daha az (22’de 1’i) olmakla birlikte, bu santrallerin en önemli dezavantajı herhangi bir kaza sonrasında sızıntının önlenememesi durumunda çevreye ve insan sağlığına geri dönülmez bir şekilde zarar vermesidir (Aliağaoğlu ve Temurçin, 2003:25-39).

Nükleer enerji yatırımlarına yönelik projeler küresel ölçekte ivme kazanmaya başlamıştır. Günümüzde bazı bölgelerde hızlı bir şekilde artan elektrik talebi, enerji güvenliğinin sağlanması ve sera gazı salınımının azaltılması çabaları birleştiğinden nükleer enerji üzerinde daha fazla durulmaya başlanmıştır. Nükleer santrallerin önemi, elektrik üretiminin sürekliliği yönünden, termik ve hidrolik santrallere göre daha güvenli ve sürekli olmasından kaynaklanmaktadır (Taşdemir, 2014).

Bu yazıda nükleer enerji ekonomisi ele alınmaktadır.

Enerji nedir?  Yenilenemez enerji kaynakları  Enerji tüketimi

Nükleer Enerji Üretimi Ve Kapasitesi

Nükleer santrallerin inşası 1960’larda hız kazanmış ve 1973 petrol krizinden sonra özellikle Avrupa ve ABD’de doruk noktasını yaşamıştır. 1990-2000 dönemi ise daha çok Japonya, Kore ve Çin’in nükleer santral inşası çalışmalarında öne çıktığı bir dönem olmuştur. 2000’li yıllar nükleer enerjinin genelde OECD dışı ülkelerde, özelde ise Çin’de hızla artan elektrik talebinin daha az hava kirliliği yaratan bir şekilde karşılanması amacıyla yoğunluk kazandığı bir dönem olmuştur (IEA, 2014).

Bölgelere göre kurulu nükleer enerji kapasitesi ve elektrik üretimindeki payı – 2013 (IEA, 2014)

Nükleer enerji kapasitesi ve elektrik üretimindeki payı

2013 yılı itibarıyla dünyada 392 Giga-Watt (GW) kurulu kapasite bulunmaktadır ve nükleer enerjiden üretilen elektrik %11 civarındadır. Hidrolik güçten sonra nükleer enerji elektrik üretiminde dünyada en çok kullanılan 2. enerji türüdür. Üstteki tabloda görüldüğü üzere küresel kurulu nükleer kapasitesinin %80’i OECD ülke grubundadır. Bu kapasitelerin %75’i 25 yaşın üzerindeyken, OECD dışı ülkelerde bulunan kapasitenin yarısı 15 yaşın altındadır. 2013 itibarıyla 76 GW’lık nükleer kapasite inşa halindedir, bunların ¾’ü OECD dışı ülkelerdedir (IEA, 2014). Dünyada 15 ülkede nükleer santrallerin elektrik üretimindeki payı %20’nin üzerindedir. Nükleer reaktör sayısı bakımından Amerika ilk sırada (100 adet reaktör), elektrik üretiminde nükleerin payı (%74) bakımından ise Fransa ilk sıradadır. 2035 yılında nükleer enerji kaynaklı elektrik üretiminde kurulu güç olarak %58 oranında artış olacağı öngörülmektedir (IEA, 2013). Çin’in en son hazırlanan beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde yılda 6 ila 8 nükleer tesis inşa etmeyi ekonomi politikasının temel adımı olarak planladığı, enerjide bağımsızlığı kazanmak için yaklaşık 786 milyar $ yatırım yapma kararı aldığı belirtilmektedir. Dolayısıyla Çin’in, 2030’da nükleer santral sayısı bakımından ABD’yi geride bırakacağı tahmin edilmektedir (IEA, 2013).

Nükleer enerji üretiminde ilk 10 ülke ve payları (IEA, 2014)

Nükleer enerji üretiminde ilk 10 ülke ve payları

Üstteki tabloda nükleer enerji üretiminde ilk 10 ülke ve payları verilmektedir. Tabloya göre %32,5 payla ABD nükleer enerji üretiminde birinci sıradadır, Fransa %17,3 ile ve Rusya %7,2 ile ABD’yi takip etmektedir. Tabloya göre nükleer enerji üretimindeki ilk 10 ülkenin üretimi, küresel nükleer enerji üretiminin %84’üne karşılık gelmektedir. 

Dünyada 31 ülkede bulunan 400’ün üzerinde nükleer santral aktif durumdadır. Bunların dışında 8-10 yıl içerisinde işletmeye açılması beklenen 151 yeni reaktör bulunmaktadır. 15-20 yıllık bir süreçte faaliyete başlaması beklenen reaktör sayısı ise yaklaşık 300’dür (World Nuclear Association).

Dünya genelinde nükleer enerji yatırımlarının yaygınlaşmasının yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik gelişmeler de son yıllarda küresel ölçekte ivme kazanmıştır.

Yararlanılan Kaynaklar

Aliağaoğlu, A. Temurçin, K. (2003). Nükleer Enerji Ve Tartışmalar Işığında Türkiye’de Nükleer Enerji Gerçeği. Coğrafi Bilimler Dergisi, 1(2), 25-39.

International Energy Agency (IEA). (2013). World Energy Outlook 2013. Paris:IEA.

International Energy Agency (IEA). (2014). World Energy Outlook 2014. Paris:IEA.

Taşdemir, Ş. (2014). Enerji Kaynaklarında Dışa Bağımlılık Sorununun Makroekonomik Etkileri

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK). (24 Ağustos 2010). Nükleer Enerjinin Ekonomisi. http://www.taek.gov.tr/nukleer-guvenlik/nukleer-enerji-ve-reaktorler/166-gunumuzde-nukleer-enerji-rapor/441-bolum-07-nukleer-enerjinin-ekonomisi.html

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Türkiye'de petrol üreten şirketler

Türkiye’de Petrol

Cumhuriyet döneminde milli ekonomi ilkesi benimsenmesi sonucu yerli kaynakların bulunmasına, işletmeye açılmasına; dolayısıyla kaynak bağımlılığının …

En çok kömür üreten ülkeler

Kömür

Kömür, milyarlarca yıl boyunca toprak altında kalan bitkisel artıkların kısmi ayrışması sonucunda oluşup kimyasal değişime …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir