ÖNE ÇIKANLAR
Home » Enerji » Türkiye’de Petrol

Türkiye’de Petrol

Cumhuriyet döneminde milli ekonomi ilkesi benimsenmesi sonucu yerli kaynakların bulunmasına, işletmeye açılmasına; dolayısıyla kaynak bağımlılığının asgaride kalmasının sağlanmasına önem verilmiştir. Bu doğrultuda Türkiye’de petrol ile ilgili kanunlar çıkarılarak ve petrol aramak için çeşitli idareler kurularak çalışmalarda bulunulmuştur. Yapılan çalışmalar sonucunda ilk verimli petrol alanı Batman’ın Ramandağı bölgesinde 1940 yılında bulunmuştur. Bölgede üretimle beraber rafine ihtiyacının oluşması üzerine, rafineri kurulmasına başlanılmış ve 1948 yılında tamamlanarak hizmete girmiştir. “Milli Dönem” olarak anılabilecek 1923-1954 yılları arasında 37 arama, 7 tespit, 13 üretim, 19 test olmak üzere toplam 76 kuyu açılarak, toplamda 76 kilometre (km)’den fazla sondaj yapılmış, karşılığında 84 milyon TL maliyetle 95 milyon tonun üzerinde petrol üretilmiştir (Tüfekçi, 2014).

Bkz. Yenilenemez Enerji Kaynakları

Petrol gereksinimindeki artış, arama çabalarında istenen neticelerin alınamamasından dolayı, liberal düzenlemeleri oluşturmak amacıyla 1954 yılında 6326 sayılı Petrol Kanunu çıkartılmıştır. Bu kanuna istinaden 1954 yılında Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) kurulmuştur. Ekonominin diğer sektörlerinde olduğu gibi 1980’lerde petrol sektöründe de özelleştirme uygulamaları hız kazanmıştır (Tüfekçi, 2014). Yapılan çalışmalar sonucunda 1934-2013 yılları arasında 2889 adet kuyu açılarak 8,251 milyon metre (m) sondaj yapılmış ve 121 adet petrol sahası ile 55 adet doğal gaz sahası keşfedilmiştir (Petrol Platformu Derneği (PETFORM)). Yapılan tüm çalışmalara rağmen yeterli petrol üretimini sağlayacak düzeyde petrol bu zamana kadar çıkarılamamıştır (Tanrıöver, 2010).

Türkiye Petrol Rezervleri

2013 yılı itibarıyla görünür Türkiye petrol rezervleri yaklaşık 7.123 milyon varildir (ETKB, 2014). Türkiye’de keşfedilmiş petrol sahalarının %93’ü küçük saha, %7’si ise orta saha sınıfında olup orta sınıf sahalar 25-500 milyon varil rezerve sahipken, küçük sahaların rezervi 25 milyon varilden düşüktür. Sahaların önemli bir kısmı yaşlı sahalar olduğundan dolayı kuyu verimleri giderek düşmektedir. Ülkemizde 1934-2013 yılları boyunca açılan petrol kuyusu sayısı 4566 adettir. Bunların 1751’i arama kuyusu, 1745’i üretim kuyusu ve 822’si tespit kuyusudur. Kuyuların toplam metrajı ise 8251 milyon m’dir. Petrol talebinin artmasıyla birlikte ihtiyacın yurt içi kaynaklardan karşılanmasına yönelik çalışmalar kapsamında, yeterince aranmamış Karadeniz ve Akdeniz’deki deniz alanlarında son yıllarda yapılan çalışmalar büyük oranda artmıştır (TPAO, 2015).

Bkz. Dünya Petrol Rezervleri

Türkiye’nin petrol talebi 2003 yılında günlük 637 bin varil iken 2012 yılında 670 bin varil olmuştur. Petrol tüketiminin büyük bir kısmı –yaklaşık %51’i– ulaşım sektöründen kaynaklanırken sanayi sektörünün tüketimdeki payı %25’tir. Sanayi sektöründen gelen talepte inşaat ve kimya sektörleri ağır basmaktadır. Ürün bakımından petrol talebine bakıldığında ise 2003-2012 yılları arasında mazot talebinin %34 azaldığı benzin talebinin ise neredeyse ikiye katlandığı görülmektedir. Söz konusu dönemde ısıtma yağları ve diğer gaz yağları talebi %14 düşmüştür. 2012 itibarıyla en çok kullanılan ürünler benzin ve LPG ile etandır (IEA, 2014).

Türkiye ham petrol üretimi ve ithali 1999-2013 (ETKB)

Türkiye petrol üretimi ve petrol ithalatı

Ülkemizde toplam enerji arzının kaynaklara göre dağılımında petrol %28,2 oranında bir pay ile doğal gazdan sonra en çok tüketilen kaynak olarak 2. sırada yer almaktadır. Türkiye’de en fazla petrol üretiminin gerçekleştiği petrol kuyusu günde ortalama 7.013 varil ile Batı Raman/Batman kuyusudur. En az üretim yapılan kuyu ise günde yaklaşık 3 varille Çiksor/Diyarbakır kuyusudur. Üstteki tabloda görüldüğü üzere 2013 yılında yurt içinde gerçekleşen petrol üretimi yaklaşık 2,4 milyon tondur. Ortalama günlük üretim ise 47.000 varildir (PETFORM). Buna karşılık aynı yıl ithal edilen petrol 18,5 milyon ton olarak gerçekleşmiş ve karşılığında toplamda 14,8 milyar $ ödenmiştir (ETKB, 2014). Dolayısıyla üretimin tüketimi karşılama oranı %8, diğer bir ifadeyle petrolde ithalata bağımlılık oranı %92’dir. En çok tüketilen 2. kaynak olan petrolün sadece küçük bir kısmının yurt içi üretimle karşılanması, arzın daha çok ithalatla sağlanması kaynağın arz güvenliği hakkında soruları da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla ithalatın yapıldığı kanalların ne derece çeşitli olup olmadığı son derece önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

2014 yılı itibarıyla Türkiye petrol ithalatının ülke bazında dağılımı (EPDK)

TÜrkiyenin petrol ithal ettiği ülkeler

Şekilde görüldüğü üzere ülkemizin petrol ithalatında sırasıyla; %28,8 ile Irak, %27,3 ile İran ve %10,6 ile Suudi Arabistan ilk üç sıradadır. Bu ülkeleri Rusya, Nijerya ve Kazakistan takip eder. Petrol ithalatının %85,4’ü sadece 5 ülkeden karşılanmaktadır. Dolayısıyla petrolün çok büyük bir bölümünün çok az bir kanalla sağlanması ülkemizin petrol arzı güvenliğini tehlikeli kılmaktadır.

2012 yılı itibarıyla ham petrol üretiminin şirketlere göre dağılımı (Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM))

Türkiye'de petrol üreten şirketler

Ülkemizde petrol üretiminin yaklaşık %75’i kamu şirketi TPAO tarafından gerçekleştirilmektedir. Şekil 2.10’da görüldüğü üzere 2012 yılındaki üretimin şirketlere göre dağılımı %69 tek başına TPAO, %15 Perenco, %8 TPAO ve ortakları (Perenco, Tiway, Amity, TPIC), %5 Transatlantic ve bağlı şirketi DMLP, %2 ise Aladdin Middle East ve ortakları şeklindedir. Dolayısıyla yurt içi üretimimizde TPAO’nun daha fazla pay aldığını söylemek mümkündür.

Petrol Arama ve Üretim Yatırımları 2002-2011 (PİGM)

Türkiyede Petrol Arama ve Üretim Yatırımları

Bkz. Dünya Petrol Üretimi Ve Tüketimi

Yerli ve yabancı şirket yatırımları; 2002 yılında 100 milyon $ iken, 2010 yılında 25 yerli sermayeli, 22 yabancı sermayeli şirketlerin yatırımından oluşan toplam tutar yaklaşık on üç kat artarak 1,3 milyar $ olmuştur. 2014 yılı itibarıyla sektörün ekonomik boyutuna bakıldığında; 17 yerli 28 yabancı sermayeli toplam 45 şirketin katılımıyla arama üretim sektörünün yatırımlara katkısı 1,1 milyar $’dır; yerli üretimin piyasa değeri ise 5,5 milyar $’dır. Ayrıca 10.000 kişiye istihdam sağlanmaktadır (PETFORM).

2014 Yılı rafineri üretimi (EPDK)

Türkiye'deki rafinerilerin petrol üretimi

Ülkemizde Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketine (TÜPRAŞ) ait İzmit, İzmir, Kırıkkale, Batman olmak üzere 4 adet rafineri faaliyet göstermektedir. 2014 yılı itibarıyla en çok üretim İzmit rafinerisinde gerçekleşirken en az üretim Batman rafinerisinde yapılmaktadır. 2014 yılı toplam rafineri üretimi yaklaşık 20 milyon tondur. Rafinerilerin yıllık toplam ham petrol işleme kapasitesi 28,1 milyon tondur. Ayrıca, İzmir’de Aliağa Petkim Tesisleri arazisinde yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip Star Rafinerisi de yapım aşamasındadır (Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü).

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nükleer enerji kapasitesi ve elektrik üretimindeki payı

Nükleer Enerji

Nükleer enerji son 50 yılda küresel enerji konjonktüründe yükselişe geçen yenilenemez enerji kaynağıdır. Nükleer enerji, …

En çok kömür üreten ülkeler

Kömür

Kömür, milyarlarca yıl boyunca toprak altında kalan bitkisel artıkların kısmi ayrışması sonucunda oluşup kimyasal değişime …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir