ÖNE ÇIKANLAR
Home » Siyaset » Watergate Skandalı

Watergate Skandalı

Watergate skandalı, 1972’nin Haziran ayında meydana gelen bir hırsızlık olayının Washington Post gazetesi tarafından ortaya çıkarılması, dünya çapında yankı bulan bir skandaldır. Beş kişi, Demokratik Ulusal Genel Merkezi’ndeki telefonlara dinleme cihazı yerleştirmişlerdi.  ‘Su Tesisatçıları’ olarak bilinen Castro karşıtı Kübalı mültecilerden ve eski FBI ve CIA ajanlarından oluşan bir grubun üyesi olan bu kişilerin ABD Başkanı Nixon ile ilişkileri ortaya konulunca skandal patlak vermiş ve Nixon istifa etmiştir. Söz konusu eylemi gerçekleştiren grup son derece Cumhuriyetçi idi. Zorla girdikleri yer ise Watergate Otel’iydi.

Birçok insan Watergate ismini Başkan Richard Nixon’un düşüşünü anlatırken bir sembol olarak kullanıyor. Ama bu olayın detaylarını hatırlıyor musunuz? Bu skandalın ne olduğunu ve ne tür karışıklıklar yarattığını anlamak için yıllarca süren araştırmalar doğrultusunda kitaplar yazıldı, röportajlar yapıldı. Bu makale, Watergate skandalıyla ilgili sizin daha sonra daha detaylı araştırma yapabilmeniz için, bir ‘öncül’, bir başlangıç noktası niteliğindedir.

Watergate Skandalı
Watergate Skandalı 30 Nisan, 1973.

1970’lerin başında Amerika hala 1960’larda yaşadığı çalkantılı süreç sebebiyle bocalıyordu. 60’larda çok büyük protestolara sebebiyet veren Vietnam Savaşı, 70’lerde de devam ediyordu. Fakat bu dönemde savaşla alakalı bazı fikir ve görüşler değişmeye başlamıştı. Daniel Ellsberg de bu fikrini değiştirenlerden biriydi. Kendisi eski bir savunma bölümü analistiydi ve 1971’de savaşla ilgili görüşleri değişti. Bu tarihte, New York Times gazetesine,  Pentagon’a ait savaşın tarihiyle alakalı gizli bir rapor verdi. Bu raporları New York Times ‘Pentagon Belgeleri’ adı altında yayınlamaya başladı ve bu başta Nixon olmak üzere, ülkenin yönetiminde ileri gelen birçok kişiyi çok kızdırdı. Nixon bu raporların yayınlanmasını yasal yollarla önleyemeyince, yardım bulmak için başka bir istikamete yöneldi.

The Plumbers” (Su Tesisatçıları), Beyaz Saray tarafından kurulan ve desteklenen, yönetimdeki olası sızdırmaları önleyecek gizli bir teşkilattı. Su Tesisatçıları bu nedenle derhal Ellsberg’in peşine düştü. Amaç, eğer belgelerin yayınlanması engellenemiyorsa, bu belgeleri yayınlayan kişinin itibarını kötülemek, böylece belgelerin inanılırlığını azaltmaktı. Bu amaçla, onunla ilgili bulabilecekleri her şeyi bulmak için Ellsberg’in psikiyatrına kadar gidildi.

Bu görev için yorulmak bilmeden çalışan örgüt, kısa zaman sonra, sonraki seçim dönemi için başka bir görevle ödüllendirildi: Demokratların trenini raydan çıkarmak. 17 Haziran 1972’de bir grup adam Demokratik Parti’nin genel merkezine, bulabilecekleri her şeyi bulmak ve ofise dinleme cihazları yerleştirmek için gizlice girdi. Gözü keskin bir güvenlik görevlisi bu kişilerin ofise gizlice girdiğini fark etti, polisi aradı ve bu kişiler derhal gözaltına alındı. Bundan sonraki birkaç gün ve ay boyunca, bu kişilerle ilgili inanılmaz bilgiler ele geçirildi. Hırsızlardan biri eskiden Demokrat Parti’de çalışan bir asistandı, diğerinin Nixon’un seçim kampanyasına yatırılmak üzere 25.000 $ değerinde bir çeki bulunuyordu. Gerçek şu ki, hırsızların hepsinin isimleri Başkan Nixon’u Yeniden Seçme Komitesi’nin (C.R.E.E.P.) maaş bordrosunda bulunuyordu.

Bu olayın göz önüne serildiği süreçte, Nixon başkanlık seçimlerinde tarihe geçen büyük bir başarı yakalayarak tekrar başkan seçildi. Bu Nixon’ın son büyük zaferi olacaktı. Yeniden seçilmesinden sonra, Watergate olayının yansımaları daha da büyüdü. Hırsızlardan bazıları hapse girdi. Bu hırsızlarla Cumhuriyetçi Beyaz Saray arasındaki bağlantılar güçlendikçe, Beyaz Saray’daki bazı yetkililer istifa etmeye zorlandı ve Beyaz Saray Baş Danışmanı John Dean istifa etti.

Watergate skandalı ve yine Nixon’ın parmağı olduğu düşünülen buna benzer olaylarla ilgili dedikodular hızla dönmeye başladı. 1973’ün Mayıs ayında, Senato, Watergate skandalı üzerine bir soruşturma başlattı ve yüksek baskı nedeniyle, Nixon ve Archibald Cox davaya Özel Savcılar olarak atandı.

Senato soruşturması ilerledi ve John Dean ilk olarak, Başkan ile Watergate skandalının üzerini nasıl örtecekleri üzerine konuştuklarını itiraf ettiğinde dava, Başkan için zarar verici bir hal almaya başladı. Temmuz’da Senato duruşmalarında, Nixon’un Oval Ofis’te yaptığı bütün konuşmaları kayıt altına almak için bir ses kayıt sistemi olduğu ortaya çıkınca işler daha kötüye gitmeye başladı. Senato Komitesi ve Özel Savcı Cox, Nixon’un derhal bu kayıtları teslim etmesini istedi. Nixon ise, Ulusal Güvenlik ve Yönetim Önceliği kurallarından birçok alıntı yaparak, kayıtları vermeyi reddetti.

Nixon üzerindeki baskı yükselmeye devam etti ve sonunda 20 Ekim 1973’te Nixon, ‘Cumartesi Gecesi Katliamı’nın da sorumlusu olarak gösterildi. Cox’un baskısını üzerinden atamayan Nixon Başsavcı Elliott Richardson ile bağlantıya geçti ve ondan Cox’u kovmasını istedi. Richardson bunu reddedince derhal işten atıldı. Nixon daha sonra da Cox’un kovulmasıyla ilgili başsavcı asistanı ile bağlantıya geçti. O da bunu reddedince işinden oldu. Nixon sonunda Cox’u kovacak birini buldu fakat olaylar geri tepince Nixon yeni bir Özel Savcı atamak zorunda kaldı. Leon Jaworski göreve gelir gelmez Nixon’u derhal kayıtları savcılığa teslim etmesi için zorlamaya başladı.

1973 yılının geri kalanı boyunca Nixon, senato ve savcılar dönüp dururken bütün ülke olanları nefeslerini tutarak izledi. Nixon önce, savcıların istediği çok önemli kayıtlardan birinde 18,5 dakikalık bir boşluk olduğunu söyledi. Daha sonra Nixon, gerçek kayıtları vermek yerine, kaydedilmiş konuşmaları savcılığa yazılı olarak vermeye çalıştı; elbette bu yazılı kayıtlar ağır bir şekilde düzeltilmişti. Tüm bunlara rağmen, Nixon’un kayıtları teslim etmesi üzerine yapılan baskılar devam etti.

1974 Temmuz’unda Jaworski’nin Nixon’ı Watergate skandalı hakkında, zanlı olmayıp adaleti engellediğini ve yardımcı komplocu olduğunu ilan etmekten başka çaresi kalmamıştı. Nixon ise Yönetim Önceliği tüzüğünü örnek göstermeye devam ederek materyalleri teslim etmeyi reddetti. Konu Yüksek Mahkeme’ye taşındı ve Nixon’un argümanları oy birliğiyle reddedilerek derhal tüm kayıtların teslim edilmesi istendi. Nixon bunu reddedince, üç gün sonra ABD Temsilciler Meclisi, Başkan’ı mahkemeye vermek üzere oy kullandı.

Watergate Skandalı Sonrası

Nixon bundan sonra köşeye sıkıştığını ve tek bir çıkış yolu olduğunu fark etti ve 8 Ağustos 1974’te Richard M. Nixon görevinden istifa eden ilk Amerikan Başkanı oldu. Gerald Ford, Nixon’un asıl Başkan Vekili olan Spiro T. Agnew’in de istifa etmesiyle Başkan Vekili ve dolayısıyla ülkedeki en yetkili kişi oldu. Başkan olduktan günler sonra Ford, Nixon’u tamamen affetti ve Nixon, Watergate komplocuları arasında hapse girmeyen tek kişi oldu.

Bu olaylardan çıkarılacak çok büyük dersler var. Watergate’in hikayesi karmaşık ve derin; birçok entrika, ‘arka oda hesaplaşmaları’, kamu politikaları ve kişisel nedenler barındırıyor. Şüphesiz ki, Amerika’da olan bu olay tüm dünyayı derinden etkilemiştir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Antonio Gramsci

Gramsci ve Tarihsel Blok

Gramsci’ye göre toplumda çeşitli ve karmaşık nitelikli yapılar ve üst yapılar vardır. İşte bu alt …

Sivil Toplum

Sivil toplum nedir sorusuna cevap aramadan önce sivil toplum kavramını, toplumsal gerçeklik bakımından incelemek gerekir. Bu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir