Gülün Tarihçesi

Güllerin, bahçıvanların gözdesi olmasının uzun bir geçmişi vardır. Güller tarih boyunca birçok duygunun sembolü olmuştur. Bulunan fosillere göre gül 35 milyon yaşındadır. Gülün, Kuzey Yarımküreye dağılmış 150 farklı türü bulunmaktadır. Güllerin renkleri, Alaska’dan Meksika’ya ve Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir yelpazede farklılık gösterir. Gül ekiminin 5000 yıl önce Çin’de başlamış olması muhtemeldir. Romalılar Orta Doğu’da ilaç yapımında, parfüm yapımında ve kutlamalarda konfeti olarak kullanmak için gül yetiştiriciliğine önem vermişlerdir. Roma’nın güneyinde, Romalı bahçıvanlar soylular için büyük kamusal bahçelerde gül yetiştiriciliği yapmışlardır. Roma’nın düşüşünden kısa bir süre sonra, bu güzelliklerin popülaritesi bahçıvanlık trendlerine bağlı olarak yükselip düşmüştür.

İngiltere’deki iç savaşta tarafları kırmızı ve beyaz gül simgeliyordu.

Bir dönem İngiltere’deki anlaşmazlıklar, o dönemde farklı gül renklerinin farklı tarafları sembolize etmesine neden olmuştur. Beyaz gül York’un, kırmızı gül Lancaster’ın simgesi olmuştur. Bu savaş tarihe, Güller Savaşı olarak geçmiştir. 17. Yüzyılda güller büyük rağbet görmüş ve herkesin ulaşmaya çalıştığı bir bitki olmuştur. Bu dönemde gül ve gülsuyu yasal ödeme aracı ve takas aracı olarak görülmüştür. Napoleon Bonaparte’ın karısı Josephine, Malmaison Şatosu’nda –1800’lerde bu mimari Paris’in 11 km batısında bulunmaktaydı– muazzam bir gül koleksiyonuna sahip olmuştur.

Bu güzel bahçenin botanik resmini yapan Pierre Joseph Redoute bu bahçeyi konu alan bir sanat eseri ortaya çıkarmıştır. 1824’te eserini bitiren Redoute, bu resme “Les Rose” adını vermiştir ve bu eser bugün bile botanik resim alanında en iyi resimlerden biri kabul edilir.

18. yüzyıl boyunca, Çin’den Avrupa’ya ekilmiş güller getirilmiştir. Bugünün güllerinin kökleri, ilk ekili güllere kadar gider. Arka arkaya çiçek açan güllerin güzelliği melez bitkileri sevenlerin büyük ilgisini çekmiştir ve bu da, doğal gülleri daha uzun süreli çiçek açma dönemi ve dayanıklılığa sahip olmaları için üreme çalışmalarının başlamasına zemin hazırlamıştır. Bu erken dönem gül özellikleri bugünün bahçıvanlarının hala büyük ilgisini çekmektedir.

Gül yetiştiriciliğinin popülaritesi bir kez daha artmış gibi gözüküyor. Çalı gülleri ve eski bahçe gül çeşitleri birçok evin bahçesinde kendini yeniden göstermeye başladı. Bu güllerin sayısı ve çeşidi, bakımının kolay olmasını isteyen, kışın dayanıklılığı yüksek olan, yüksek kalitede olan ve garip ya da yersiz görünmeden bahçeye sığabilen gül tercih eden gül yetiştiricisinin hayat tarzına bağlı olarak değişiklik gösteriyor.

Gül bahçeleri çok güzeldir, muhteşem kokar ve birçok bahçıvan için bir hobidir. Gül bahçesi yetiştirmek oldukça kolaydır çünkü çoğu gül çeşidinin bakımı kolaydır. Dünyanın her yerinde bahçeler, kırmızı gülden siyah güle kadar (siyah gül oldukça ender bulunur) sahip oldukları çeşitli gül çeşitleriyle böbürlenirler.

Bir Cevap Yazın