Kızılderililerin Tarihi

Amerika Birleşik Devletleri 1783 yılında kurulduğunda Atlas Okyanusu kıyılarında yaşayan yaklaşık 3 milyon insanı barındırıyordu. Kızılderililerin sayısı ise yaklaşık 600,000 kadardı ve Appalachian Dağları’nın batısında yer alan bölgenin tamamının kontrolü onların elindeydi. 1890 yılına kadar, sadece bir yüzyıl içerisinde, Amerikalılar bir kıyıdan diğerine ilerlemeye devam ettiler ve 66 milyon nüfusa eriştiler. Yerlilerin nüfusu ise 250,000’ e kadar düştü ve birçoğu, bir zamanlar kontrol ettikleri ve yaşadıkları toprakların sadece bir bölümüne sahip olabildiler.

Bu yüzyıl boyunca, batıdan gelen yeni göçler, yerlilerin sınırlarını zorlamaya başladı. Fakat bu destansı zaferin önünü açan olaylar bütünü kaçınılmaz değildi. Amerika’nın ilk başkanı George Washington ve onun sekreteri War Henry Know yerlilerin haklarını koruyacaklarına ve topraklarının güvenliğini sağlayacaklarına, sadece satın alma ve anlaşma koşuluyla beyazların yerli topraklarına yerleşeceğine söz verdiler. Daha sonra 1830’larda, politikacılar ve hayırseverler Andrew Jackson’un yerlileri topraklarından gönderme politikasına da karşı çıktılar. Fakat yine de 1840’larda Doğu Amerika Yerlilerinin birçoğu evlerinden edilerek Mississippi Nehri’nin batısına kaydırıldı. 19. yüzyılın ikinci yarısında da çiftlik sahipleri, madenciler ve tren yolu şirketleri, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu tarafından desteklenerek, normalde ebediyen Kızılderilileri toprağı olarak belirlenmiş topraklara da el koydular.

HEMEN İNCELE →  Amerikan Rüyası
Kızılderililer
Fotoğraf: Museum of Photographic Arts Collections

Yerliler her defasında İngiliz-Amerikalıların ekonomik ve askeri kaynakları tarafından alt edildiler. Ancak yerliler bütün bu olaylara ne aynı şekilde cevap verdiler ne de savunmaya geçtiler. Bazıları diplomasiyi denedi, bazıları da dine sığındı. Bazıları ise beyazların ekonomik ve kültürel değerlerini kucaklayarak aradaki düşmanlığı azaltmayı denedi. Bazıları yasal sistemi kendi lehlerine başarılı bir şekilde kullandı, diğerleri savaşmayı tercih etti. Bir kısım da siyasi örgütlenme için hayırseverlerin iyi niyetli fakat etnik merkezli planlarına dahil oldu.

Kızılderililer, 19. yüzyıl boyunca artarak devam eden trajediden çokça zarar gördü. Yine de onların hikâyesi basitçe bir soykırım veya yenilme destanına sıkıştırılmayacak. Kızılderililere ne olduğunu anlamak için, bu çok yönlü hikâyeye katkıda bulunan hem beyazların hem de yerlilerin hayatlarını incelemek gerekir.

Kızılderililer Amerika’nın gerçek sahibidirler, ancak buraya daha sonra gelen Avrupalıların hikayesi hiçbir zaman tam olarak işitilmemiştir. Kolomb’un gemisinden inip Bahamalar’a attığı ilk adımdan sonra gördüğü insanlara “Indios”, yani Hintliler, diye seslenmesiyle birlikte başlayan süreçte, Amerikan Yerlileri hep yanlış tanınmış, tek tipleştirilmiş ve basitleştirilmiştir. Tutucu Protestanlar, ormandaki şeytanla karşılaştıklarını sanmış; yayılmacı beyazlar onları ‘acımasız savaşçılar’ olarak tanımlamıştır. 19. Yüzyıl Kızılderili savunucuları bile onları “asil vahşiler” diye tanımlar.

HEMEN İNCELE →  Kennedy ve Lincoln Arasındaki Benzerlikler (Efsane)

20. yüzyılda birçok tarihçi bu yanlış yazılmış tarihi düzeltmeye çalıştı ama onlar bile yerlileri “şanssız kurbanlar” şeklinde tanımlayıp, beyazların art niyetli yayılma politikasına karşı kendilerini savunmada yetersiz kaldıklarına ve fazla naif olduklarına kanaat getirdiler.

Ancak Alexander McGillivray, Creek (Florida civarlarında yaşayan Kızılderili kabilesi) kabilesinin şefi, kabiliyetli bir diplomattır. Major Ridge ise girişimci ve becerikli bir Cherokee (Amerikanın güney bölgelerinde yaşayan kızılderililerin genel ismi) ulus kurucusudur. Tenskwatawa da Avrupa güçleri arasında rekabet yaratmış, şirret bir arabulucudur. Henry Standing Bear bir Lakota (bir Kızılderili kabilesi ismi) kabilesinin ileri görüşlü bir politik örgütleyicisidir, Wovoka da Paiute (Kaliforniya civarlarında yaşayan Kızılderili kabilesi) kabilesinde dini ve politik konularda vaaz veren ve siyasi örgütlenmelerde görev alan karizmatik bir liderdir ve Dakota’dan Kaliforniya’ya kadar siyasi örgütlenmeleri ses getirmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Kızılderili Bürosu 562 farklı kabilenin varlığını kabul etmiştir. Dil bilimciler Kuzey Amerika kıtasında yerli halkın bir zamanlar konuştuğu, kabaca 60 farklı dil ailesinden gelen, birkaç yüzden fazla yerli dil tespit etmiştir. Bir başka deyişle Kızılderililerin tarihi birkaç küçük hikayeyle anlaşılamaz, tamamen çözümlenemez.

Fakat bu başlamak için sahip olduğumuz tek yoldur.

Benzer Yazılar

Amerikan Rüyası
Görüntülenme: 74
Hepimiz en azından birkaç kez duyduğu Amerikan Rüyası tabiri bütün dünyada popüler olan, hakkında yüzlerce kitap yazılmış ve şarkı sözlerinde adı sıkç...
Kennedy ve Lincoln Arasındaki Benzerlikler (Efsane...
Görüntülenme: 104
ABD tarihinin iki önemli devlet adamı Abraham Lincoln ve John Kennedy uğradıkları suikast sonucu öldürüldüler. Lincoln ve Kennedy arasındaki benzerlik...
Watergate Skandalı
Görüntülenme: 340
Watergate skandalı, 1972'nin Haziran ayında meydana gelen bir hırsızlık olayının Washington Post gazetesi tarafından ortaya çıkarılması, dünya çapında...

Bir Cevap Yazın