Muhasebe Nedir?

Muhasebe, temel olarak karar vericilerin kullandığı ekonomik bilgilerin toplanması, gruplandırılması ve raporlanarak ilgili gruplara iletilmesidir. Yıllar itibariyle büyük değişimler geçirmiştir. Bu yazımızda muhasebe nedir sorusunun cevabını genişçe ele alacağız.

Her ne kadar muhasebenin işlevleri arasında kayıt tutma olsa da, muhasebe sadece bu fonksiyondan ibaret değildir ve çok daha fazlasını içermektedir. Örneğin bilgi içeriği yaklaşımı açısından muhasebe, bir bilgi kaynağı niteliğindedir.

Önceleri muhasebe ve işletme yönetimi birbirlerinden ayrı ve birbirleri ile herhangi bir ilişkileri bulunmayan iki alandılar.
Muhasebenin Gelişim Süreci
Yaşanan gelişmeler ile muhasebenin alanı biraz daha genişletilmiş ve şekilde görülebileceği gibi, işletme yönetimi ile ilişki içerisine girmiştir. Bazı durumlarda muhasebe, işletme yönetim kararlarının alınmasında ilave bilgiler sunmaya bile başlamıştır.

Muhasebenin geçirmiş olduğu gelişim ve değişim sürecinin daha da ilerleyen aşamasında ise, muhasebe ile işletme yönetimi ortak payda da kesişmeye başlamıştır.

Muhasebenin bilim olduğu gerçeğine değinmemizin ardından muhasebenin bilginin depolanması, sınıflanması ve düzenlenmesi ile ilgilenen bilim dalı, bir başka deyişle bir bilgi bilimi olduğunu söylemekte fayda vardır.

Bilgi bilimi olan muhasebenin bir bilgi sistemi mevcuttur. Muhasebe, karar almaya yardımcı olan bir bilgi sistemidir. Her bilgi sisteminde iki önemli unsur bulunmaktadır. Bunlar (1) veri ve (2) bilgidir. Veri bilginin ham halidir. Bir başka deyişle, Şekil 9’dan da anlaşılacağı üzere bilgi, verilerin işlenerek bilgi işlem sürecinden geçmiş halini ifade etmektedir. Muhasebenin bir bilgi sistemi olduğu gerçeği, Amerikan Muhasebe Birliği’nin (AAA) yayınladığı Bir Temel Muhasebe Teorisi Bildirisi ile ortaya konulmuş ve kabul edilmiştir.

Muhasebenin Temel Kavramları

  1. Sosyal Sorumluluk Kavramı: Muhasebenin organizasyonunda, Muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve Mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında; belli kişi veya grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.
  2. Kişilik Kavramı: İşletmenin sahip veya sahiplerinden, Yöneticilerinden, Personelinden ve Diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür.
  3. İşletmenin Sürekliliği Kavramı: Bu kavram, işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu nedenle işletme sahiplerinin ya da hissedarlarının yaşam süreleriyle bağlı değildir. İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.
  4. Dönemsellik Kavramı: İşletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelir ve karların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması bu kavramın gereğidir.
  5. Parayla Ölçülme Kavramı: Parayla ölçülme kavramı, parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder.
  6. Maliyet Esası Kavramı: Para mevcudu, Alacaklar ve Maliyetinin belirlenmesi mümkün veya uygun olmayan diğer kalemler hariç, işletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
  7. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı: Muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve Muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.
  8. Tutarlılık Kavramı: Muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder. İşletmelerin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması bu kavramın amacını oluşturur. Tutarlılık kavramı, benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tek düzeni öngörür.
  9. Tam Açıklama Kavramı: Mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder.
  10. İhtiyatlılık Kavramı: Muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder. Bu kavramın sonucu olarak, işletmeler, muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayırırlar, muhtemel gelir ve karlar için ise gerçekleşme dönemlerine kadar herhangi bir muhasebe işlemi yapmazlar.
  11. Önemlilik Kavramı: Bir hesap kalemi veya mali bir olayın nispi ağırlık ve değerinin mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.
  12. Özün Önceliği Kavramı: İşlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gereğini ifade eder. Genel olarak işlemlerin biçimleri ile özleri paralel olmakla birlikte, bazı durumlarda farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu takdirde, özün biçime önceliği esastır.

Muhasebe Süreci

Bir dönemi kapsayan ve muhasebe sürecini oluşturan muhasebe işlemleri:

  1. Açılış veya Dönem başı envanterinin yapılması
  2. Açılış veya Dönem başı bilançosunun yapılması
  3. Envanter bilgilerinin envanter defterine kaydı
  4. Yevmiye defterine açılış kayıtlarının yapılması
  5. Büyük deftere kayıt
  6. Her gün yapılan günlük işlemlerin yevmiye defterine oradan da büyük deftere geçirilmesi
  7. Aylık mizanların ve dönem sonunda Genel Geçici Mizanın hazırlanması
  8. Dönem sonu itibariyle envanter çıkarılması ve sonuçların Envanter defterine kaydı
  9. Envanter kayıtlarının (dönem sonu muhasebe işlemlerinin) yapılması
  10. Kesin mizan çıkarılması
  11. Gelir Tablosu ve dönem sonu Bilançosunun hazırlanması

Muhasebe Teorilerinin Gelişimi
Muhasebe Teorilerinin Gelişimi

Muhasebeye Yaklaşımlar

Muhasebeye yön veren çok çeşitli yaklaşımların olduğu görülmüştür. Bu yaklaşımlardan bazıları aşağıda yer almaktadır:

Karar modeli yaklaşımı: Bu yaklaşımda temel olarak, karar vermede hangi bilginin gerekli olduğuna cevap aranır ve kullanıcılarının ne istedikleri üzerinde durulmaz. Söz konusu yaklaşımda önemli olan verilecek karar ile ilişkili bilgilerin elde edilmesi ve bu bilgilerin doğru ve güvenilir olmasıdır.

Karar verenler yaklaşımı: Bu yaklaşımda amaç, muhasebede meydana gelen sorunlar ile ilgili karar vericilerin davranışlarının incelenmesi, yorumlanması ve tahminlerde bulunulmasıdır.

Sermaye piyasası yaklaşımı: Bu yaklaşımda Etkin Piyasalar Hipotezi’nin muhasebe için belli başlı çıkarımları yer almaktadır.

Faydacı yaklaşım: Bu yaklaşımda teorinin uygulamaya dönük yararlı sonuçlar içermesi gerektiğinden ve aksi halde söz konusu teorinin yetersiz ve kullanıcılarına her hangi bir fayda sağlamayan bir teori olarak nitelendirileceğinden bahsedilmektedir.

Politik yaklaşım: Bu yaklaşımda muhasebenin politik bir tarafının da olduğu ve bunun da dikkate alınması gerektiğinin üzerinde durulmaktadır.

Bilgi ekonomisi yaklaşımı: Bu yaklaşımda, kullanılacak bilgilerin bir değerinin olduğundan bahsedilmektedir. Bilginin değerinin, söz konusu bilginin hazırlanması aşamasında katlanılan maliyetlerden daha fazla olması gerektiğine vurgu yapılmaktadır.

Ekonomik veya sosyal refah yaklaşımı: Bu yaklaşımda, muhasebenin ülke ekonomisi üzerinde büyük etkisi olduğu gözler önüne serilmektedir. Bu bağlamda, muhasebe uygulamalarında yapılan değişimler ülke ekonomisini daha iyi yapabileceği gibi daha da kötüleştirebilecektir.

Sistemler yaklaşımı: Bir sistem kapalı ya da açık olabilir. Kapalı bir sistem kendi başına bir bütünken, açık bir sistem çevresiyle etkileşim içindedir. Yaşayan tüm sistemler açık sistemlerdir. Muhasebe sistemi de açık bir sistemdir. Sistemler yaklaşımının teorik yaklaşımlardan farkı, sistemler yaklaşımında belli bir amacın gerçekleşmesi gibi bir zorunluluğun söz konusu olmamasıdır. Teoriler ise bir tahminin yapılması ile sonuçlanmaktadır. Sistemler de ise söz konusu tahminler kullanılmaktadır. Muhasebe, çevresindeki faktörlerin bir ürünü olarak değişmiş ve gelişmiştir. Bu nedenle de muhasebe, her zaman çevresinde meydana gelen değişimlere uyma çabası içinde olmuştur

Kaynakça:
Pınar Okan GÖKTEN – POZİTİF MUHASEBE TEORİSİ VE MUHASEBE POLİTİKALARININ SEÇİMİNE İLİŞKİN AMPİRİK BİR ÇALIŞMA
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği

Benzer Yazılar

Ücretsiz Muhasebe Programları
Görüntülenme: 2,004
Ücretsiz muhasebe programları, genellikle ön muhasebe programları olmakla birlikte ücretsiz ticari paketler de mevcuttur. Bu yazımızda işinizi görebil...
Muhasebe Programları İsimleri
Görüntülenme: 4,930
Muhasebe programları mali müşavirler ve işletmeler tarafından faaliyetlerin takibi ve muhasebeleştirilmesi için kullanılan bilgisayar programlarını if...
Gelir Tablosu Örneği
Görüntülenme: 2,370
Gelir tablosu, işletmenin belirli bir dönemde elde ettiği gelirler ile katlandığı gider ve maliyetleri yansıtan mali tablodur. Gelir ile gider ve mali...

Bir Cevap Yazın