Roma Statüsü

Roma Statüsü, insanlığa karşı işlenen suçları engellemek amacıyla 1998’de Roma’da gerçekleştirilen bir konferans sonrasında kabul edilmiştir. Bu antlaşmayla, Uluslararası Ceza Mahkemesi‘nin yetkileri ve fonksiyonları belirlenmiştir. 2002’de yürürlüğe giren Roma Statüsü, 2016 itibarıyla 124 ülke tarafından kabul edilmiştir.

Türkiye ve Roma Statüsü

Türkiye, ABD ile birlikte Roma Statü’sünü imzalamayan iki NATO ülkesinden biridir. Günümüzde ülkemizin hukuki altyapısı bu antlaşmayı imzalamasına izin vermemektedir. Gereken şartları sağlamak için 2004 yılında çalışmalara başlanmıştır ve bu doğrultuda bazı hukuki düzenlemeler yapılmıştır. 2008’de Başbakan Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin yakında antlaşmayı imzalayacağını” belirtmişse de, henüz imzalanmamıştır.

Roma Statüsü TürkiyeAvrupa Birliği’ne girme yolunda, insan hakları konusunda mevcut şartları geliştirmesi gereken Türkiye’nin, önemli başlıklarından birini de bu antlaşma oluşturmaktadır. Ayrıca, Mart 2011’de, Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu, “hedef ülke kampanyası” olarak Türkiye’yi belirlemiş ve herkesi başbakanlığa mektup ve e-posta yazmaya teşvik etmiştir.

Ancak Türkiye PKK ile mücadelede zafiyet yaratabileceği endişesinin yanı sıra Kıbrıs sorunu gibi çeşitli endişeleri nedeniyle Roma Statüsü’nü imzalamamıştır.

Türkiye ve Ermeni Soykırımı

Türkiye’nin antlaşmayı imzalamamasının nedeni olarak, “Sözde Ermeni Soykırımı” konusunda dava açılabileceğini akıllara getirmektedir. Ancak, Uluslararası Ceza Mahkemesi 2002’den günümüze işlenen suçlara ilişkin davalara bakabilmekte olduğundan bu iddia asılsızdır. Öte yandan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin devletleri yargılama yetkisi bulunmamaktadır. Mahkemede ancak bireyler yargılanabilmektedir. Suçu işleyen kişilerin yargılanabilmesi içinse, üye ülkelerden birinin vatandaşı olması veya bu suçu üye ülkelerden birinin topraklarında işlenmesi gerekir. Bir diğer önemli nokta ise, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde, yalnızca antlaşmanın yürürlüğe girdiği 2002 yılından sonraki eylemlerinden dolayı yargılama yapılabilmektedir. Dolayısıyla 1915’te meydana gelen Ermeni olayları dolayısıyla yargılama yapılması mümkün değildir.

İlgili Kaynaklar

Benzer Yazılar

Susurluk Kazası Fotoğrafları
Görüntülenme: 1,446
3 Kasım 1996'da Balıkesir'in Susurluk ilçesinde meydana gelen Susurluk kazası, Türkiye'de "devlet, polis, mafya" arasındaki karanlık ilişkileri ortaya...
Gramsci ve Tarihsel Blok
Görüntülenme: 341
Gramsci’ye göre toplumda çeşitli ve karmaşık nitelikli yapılar ve üst yapılar vardır. İşte bu alt yapılar ve üst yapılar bir “tarihsel blok” oluşturur...
Gramsci ve Hegemonya
Görüntülenme: 314
Tarihsel bloğun Gramsci tarafından altyapı-üstyapı ile sivil toplum-siyasal toplum arasındaki ilişki olarak çözümlenmesi, sivil toplumun ve bu kavramı...

Bir Cevap Yazın